CSS ile oluşturulmuş Windows 8 menüsüne benzer şık sosyal medya ikonları ile sitenize giren ziyaretçilerin size ulaşabilecekleri adresleri ekleyebilirsiniz. Hover tekniği kullanılarak daha şık olması sağlanmıştır.
Sitenizi optimize etmeye özen gösterirsiniz. Bizde bu yazımızda sitenizin optimizayonuna katkıda bulunacak bir teknikten, CSS Sprite tekniğinden bahsedeceğiz.
CSS Sprite nedir? En basit tanımıyla CSS Sprite sitenizdeki resimleri tek bir resimde birleştirerek sitenizin açılış hızını destekleyen, sadece HTML ve CSS kullanarak hazırlanan bir tekniktir.
CSS Sprite tekniğini kullanan popüler sosyal ağlar Facebook
Google Plus
Twitter
Nasıl kullanılır?
Çok basit bir sistem olmasına rağmen HTML ve CSS konusunda hiçbir bilginiz yoksa bu konuda zorlanabilirsiniz. Şimdi bu işlemi yapmakta bize yardımcı olacak siteye geçelim. Sprite Cow adlı bu site ile çok kolay bir şekilde css sprite tekniğini kullanabileceğiz.
Öncelikle sitenin ana sayfasında Open Image yazısına tıklıyoruz ve bilgisayarımızdan bir resim seçiyoruz.
Daha sonra faremizin sol tuşuna basılı tutarak elle, üstüne bir kez tıklayarakda otomatik seçim yapmasınız sağlıyoruz.
Css koduna ek olarak display:block; kodunuda ekledikten sonra kodumuz tamamlanmış oluyor. Ayrıca css kodu içindeki images/firefox_chrome.png bölümünü kendinize göre düzenlemeniz gerekmektedir.
Cloudflare ”değişik kıtalara yayılmış serverlar üzerinde bir websitesini cachleme (proxy) hizmeti veren açık kaynaklı bir projedir ve tamamen ücretsiz kullanılabilen -tabi ekstra artıları içinde ücretli hesapları olan- beni internet olayında en fazla heyecanlandıran olaydır.”
Düşünsenize yayın yaptığınız sunucudan ayrı sitenizi cache’leyen ve temel saldırılara karşı koruyan ekstra bir sunucu. Bu ne demek oluyor. Sunucunuzun down olmasından kaynaklanan sorunlar ortadan kalkıyor. Ayrıca spam, sql injection ve DDoS gibi saldırılara karşı da koruyor. Ayrıca ortalama sayfa hızını %30 artırdığını, harcadığı bant genişliği % 60 azalttığını söylüyor ki katılırım.
Peki Sistem Nasıl Çalışıyor?
CDN(Content Delivery Network) yani son kullanıcının coğrafi konumunu belirleyerek en yakın sunucuya bağlantı yapmasını sağlayan teknolojidir. İşte bu özelliği bir adım daha öne taşıyarak o yakın sunucunun size siteniz için güvenlik ve hız sağlayan sistemdir. CloudFlare’nin sitesinde de görebileceğiniz üzere CDN sunucular aşağıdaki gibidir.
CloudFlare Farkı da şudur; Son ziyaretçi sitenize ulaşmak istediğinde ilk önce CloudFlare sunucusuna ulaşır daha sonra sizin sununucuza gider. Burada CloudFlare sunucusu gerekliyse cache çalışması ve güvenlik kontrolü yapar böylece yukarıda da bahsettiğim gibi güvenli ve hızlı bir şekilde siteniz son kullanıcıya ulaşır. Yani aşağıdaki resim çok daha iyi anlatacaktır.
Görüldüğü gibi normal ziyaretçilerle ve botlar sistemden geçtiği halde saldırganlar geçememektedir. Böyle siteniz daha güvenli bir hal alır. Ayrıca yapılan saldırıları CloudFlare panelinden ayrıntılı bir şekilde görebilirsiniz.
Bir diğer özelliği iste sitenizin ziyaretçi trafiğini görebilirsiz. Ücretli hesaplarda ise anlık ziyaretçi takibi de mevcut.
Ve en güzel özelliklerinden biri içinde barındırdığı onlarca uygulamayı tek tık ile sitenize entegre edebilirsiniz ve bunun için kod girişi bile yapmanıza gerek yok.
Peki CloudFlare Nasıl Çalıştıracağız?
CloudFlare ücretsiz bir şekilde üye olduktan sonra sitenizin domain ismini yazıp sitenizi ekleme yapmalısınız. Sistem yaklaşık olarak 1 dakika kadar sitenizin dns ayarlarını kontrol edip size cloudflare kullanmak istediğiniz kayıtlarınızı seçmenizi istiyor ki zaten kullanmanız gereken kayıtları otomatik olarak seçili getiriyor.
Yukarıdaki resimden de anlaşılacağı üzere, blog.orveg.com dns kaydım CloudFlare aktifken cpanel dns kaydımı CloudFlare dışında tutabiliyorum. İsterseniz yine buradan elle dns kaydı girebiliyorsunuz.
Gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra size 2 tane ns adresi veriyor bu ns adreslerini domain panelinden ns adreslerinizle değiştiriyorsunuz. Ve artık CloudFlare kullanmaya başlıyorsunuz. Tabi tam olarak sağlıklı çalışması için 24-48 saatinde geçmesi gerekiyor.
Son olarak
Özellikle sunucusu yurt dışında olanların muhakkak kullanması gerekn bir sistem olarak göze çarpan CloudFlare güvenlik ekstralarıyla sunucusu yurtiçinde olan kullanıcılara da hitap ediyor. Kişisel olarak son zamanlarda gördüğüm en iyi ücretsiz servis olan CloudFlare’yı herkese tavsiye ediyorum.
Buradan da CloudFlare tanıtım videosunu seyredebilirsiniz.
Hemen hemen tüm webmasterların yaşadığı sorunların başında gelir, bloglarına yazacakları yazıların konularını bulamamak. Genellikle tüm webmasterların aklına bilgisayar dışında herhangi bir işle uğraşırken yazacak onlarca konu gelsede, bilgisayar başına geçtiğinde webmasterlar malesef bu konuları hatırlamazlar.
Düzenli olarak blogunuza içerik girmek size hem takipçi, ziyaretçi açısından hemde istatistiksel açıdan birçok getiri sağlar ancak blogunuza yazacak konu bulamıyorsanız, düzenli olarak blog tutma fikri sizin için sadece bir düşüncede kalır. Bu yazımda ise sizlere blogunuza yazacağınız yazılar için konu bulmanıza yardım edecek birkaç öneride bulunacağım.
Takip edin! Blogunuzla aynı kategoride ki rakip blogları takibinize alın, onların yazdığı yazıları inceleyin ve içlerinden en çok ilgi görenleri belirleyin. Bu sırada okuyacağınız onlarca makale size, blogunuza yazı yazabileceğiniz birkaç konu hakkında fikir sağlar.
Bir şeyler okuyun! Blogunuzun konusuyla alakalı bulabildiğiniz kitapları, dergileri vs. okumaya özen gösterin. Okuma esnasında ilginizi çeken konuları daha sonra blogunuza yazmak üzere bir kağıda ya da not defterine not alın. Bu sayede blogunuza yazabileceğiniz konular bulabilirsiniz. Örneğin yemek tarifleri yazdığınız bir blogda yazacak tarif konusunda sıkıntı yaşarsanız, bu konuda yazılmış kitapları, gazete eklerini inceleyebilirsiniz ya da annenizin gizli yemek tarifi kitabına göz atabilirsiniz :)
Soruları cevaplayın! Eğer takipçisi çok, ziyaretçisi bol bir bloga sahipseniz büyük ihtimalle iletişim sayfanızdan size günde birkaç tane soru gelmektedir. Bu soruları mail ile cevaplamak yerine, blogunuza sorunun çözümünü yazarak cevaplayın. Bu sayede yazacak konu sıkıntısı yaşamazsınız.
Takipçilerinize sorun! Çeşitli anketler düzenleyerek veya direk konu açarak, takipçilerinizin sizden hangi konularda yazı yazmanızı istedikleri konuları hakkında bilgi sahibi olabilir, gelen yorumlar sayesinde de yazacak konular hakkında fikir elde edebilirsiniz.
Popüler yazılarınızı inceleyin! Blogunuza yazdığınız ve ziyaretçileriniz tarafından fazla ilgi gören yazılarını belirleyip, bu yazıların konuları hakkında daha ayrıntılı, daha derin yeni yazılar yazabilirsiniz.
Site içi arama istatistiklerinize bakın! Site içi arama istatiktiklerinizi kontrol ederek, ziyaretçilerinizin sitenizde neleri aradığını görebilirsiniz. Bu sayede henüz yazı yazmadığınız konuları kolaylıkla belirleyebilirsiniz.
Arşivleri inceleyin! İlk maddede sizlere blogunuzla alakalı blogları takip etmenizi önermiştim, şimdi ise bu blogların arşivlerini incelemenizi tavsiye ediyorum. Bu sayede gözünüzden kaçmış, daha önce makale yazmadığınız konuları tespit edebilirsiniz.
Konuk yazarlar! Her şeyi yaptınız ancak hala yazacak konular bulamıyor musunuz? O halde blogunuzu güncel tutmak adına blogunuza misafir yazarlar alabilirsiniz.
Yukarıda ki maddeler tüm bloglar için uygulanabilir maddelerdir, şimdi ise kişisel blog sahiplerine yukarıda ki maddelere ek olarak birkaç öneride bulunacağım.
Anılarınızı anlatın! Aklınıza hakkında yazı yazacak herhangi bir konu gelmiyorsa, anılarınızı takipçilerinizle paylaşabilirsiniz, bu takipçilerinizi de sevindirir.
Listeler oluşturun! Ziyaretçilerinize önerilerde bulunduğunuz listeler hazırlayın ve onları blogunuzda paylaşın. Örneğin şuan da benim bu yazıyı yazmam gibi.
İncelemeler yapın! Herhangi bir program, elektronik alet, kitap vs. gibi aldığınız veya kullandığınız ürünlerin incelemelerini yapabilir ve bu incelemeleri blogunuzda paylaşabilirsiniz.
Eleştirin! Gündemde ki bir konuyu, bir blogu, bir programı, bir düşünceyi vs. eleştirmek adına blogunuzda yazılar yazabilirsiniz. Ancak bu durumlar da eleştirilerinizin dozunu fazla kaçırmamanızı öneririm.