Vücut Sırrımız Bioritim

14 Nis 2013 0 yorum

Uykuyu çok sevenlerden misiniz? Sabah kalkmada sorun mu yaşıyorsunuz veya her akşam aynı saatte uykunuz mu geliyor? Günlük yaşantımızda çoğumuz bu tarz sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Tembelliğimizden kaynaklandığını düşündüğümüz sorunların aslında bioritim ile alakalı olduğunu birçoğumuz bilmiyor. Bioritim vücut fonksiyonlarımızın kendini zamanlaması ile alakalı olan bir terimdir. Bu da bizi belirli zamanlarda belirli vücut fonksiyonlarının aynı şekilde çalışması demektir.  Hatta değiştirilmesi pek de mümkün değil çünkü her şey bioritim ile vücudumuz tarafından genetik olarak kodlanmış olarak bulunuyor. Siz günlük hayatınızı sürdürürken vücudunuzun ritim çalışması da kendiliğinden gerçekleştiriyor.

Bioritim hakkında uzmanlar tarafından ciddi araştırmalar yapılmıştır. Bunun sonucunda beslenme, güzellik ve sağlık fonksiyonları gibi birçok konuda bioritmin rolünün büyük olduğunu belirlemişlerdir. İş hayatının koşuşturmacası içinde vücudumuzu yorgun veya enerjik hissetmemizden genlerimiz sorumludur. Sabahları havanın aydınlanmaya başlaması ile birlikte vücudumuzdaki melatonin miktarında belirli oranlarda bir düşüş yaşanıyor ve bunu takiben kan basıncımızda ve vücut ısımızda görülen artış uyanmamızı tetikliyor. Dinlenmiş olan vücudun etkisiyle de seksüel hormonlar salgılanıyor. Doğada en çok oksijen öğle saatlerinde salgılandığından alyuvarların da konsantrasyonunda ciddi bir artış görünüyor. Sonrasında kısa süreliğine vücudumuzun aktiflik derecesi düşüş gösterse de kısa sürede yeniden artan nefes alma fonksiyonlarıyla birlikte kavrama yetisi de artıyor ve ani bir refleks artışı gözlenebiliyor. Akşam saatlerinde kendini dinlendirmek için vücut fonksiyonları yavaşlıyor ve kan basıncında görülen azalma ile birlikte vücut ağrıları da başlıyor. Bu yavaşlama da uykuyu tetikleyen en önemli etken oluyor.
İnsanlar bioritmin dışına çıktıkları takdirde vücuttaki dengenin bozulmasıyla birlikte sık sık hastalanmalar meydana gelmektedir. Örneğin gece çalışan insanlarda gündüz çalışanlara göre daha fazla depresyon, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu gibi rahatsızlıklar görülüyor. Bu durumda vücut ritim çalışmasını istediği gibi yerine getiremiyor. Havanın kapalı olduğu günlerde de bioritmin etkisiyle tüm gün kendini yorgun hissetme ve daha zor uyanma gibi sıkıntılar karşımıza çıkabiliyor.

Yemek yeme fonksiyonlarının da bioritim ile alakalı olduğundan bahsetmiştik. Günün farklı saatlerinde yediğimiz besinlere bağlı olarak vücudumuz bu besinleri farklı şekillerde depoluyor. Akşam saatlerinde yenilen çikolata gibi yoğun gıdalar vücudumuzda direk yağ olarak depolandığından mümkün olduğu kadar bu saatlerde az ve hafif yemekler yenmesi gerekiyor. Ayrıca vücut güzelliğinizi de bioritim sayesinde korumanız mümkün. Geceleri cilt hücrelerimizin kendini yeniliyor olması da bunun bir göstergesidir. Siz de vücudunuza yepyeni bir bioritim çalışması yapıp daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.
 Günümüz iş hayatı bize çok fazla düzenli yaşam sürme imkanı tanımıyor. Ancak elimizden geldiğince dikkat etmek de sağlığımız ve iş hayatımızdaki başarılarımız açışından büyük önem taşıyor. Sanki bir orkestradaki insanların bir araya gelip uğraştıkları ritim çalışmalarının ardından muhteşem bir eserin ortaya çıkması gibi vücudumuz da bir bütün şeklinde bioritmine uygun hareket ettiği takdirde sağlıklı yaşam sürmemiz mümkündür.
Siz bu yazıyı okuyan counter kişiden birisiniz.

0 yorum: